RECEP MUTLUCAN CHP' YE EMEK VEREN BİR SİYASETÇİ
Burdur CHP’ye Recep Mutlucan İl Başkanı oldu..
CHP Burdur İl Başkanlığı görevine getirilen Recep Mutlucan’ı kutluyor, yeni görevinde başarılar diliyorum.
Recep Mutlucan; CHP’de bir dönem 2. sıra milletvekili adaylığı ve 2 dönem milletvekilliği aday adaylığı süreçlerinde yer almış, Kurultay Delegesi olmuş, belediye meclis üyeliği ve ilçe başkanlığı yapmış, Cumhuriyet Halk Partisi’nde partinin çeşitli kademelerinde uzun yıllar emek vermiş bir yol arkadaşımızdır.
Asıl kaçırmamamız gereken en önemli bir nokta var. Bu kariyeri Bucak gibi Chp için çok zor bölgede yapıyor. Bıkmadan, usanmadan partisinde kalarak CHP liyim demeye çekinilen bölgede bu mücadelesini yıllarca sürdürüyor..
Bugün il başkanlığı görevini üstlenmesi, hem birikiminin, hem parti sadakatının hem de mücadeleci ruhunun doğal bir sonucudur.
Böyle bir siyasi kariyeri eleştirirken bir kez daha düşünmeliyiz..
Partisin en zor günlerinde bırakmamış, bıkmamış, kolaya kaçmamış..
Recep Mutlucan gibi cefakar parti emekçisinin kariyerinde İl Başkanı olması kadar doğal ne olabilir?
Partisinin en zor gününde görevi kabul etmiş olması Recep Mutlucan’ın onur madalyasıdır..
Böylesi siyasi geçmiş Burdur ilinde kaç kişi de vardır?
Cumhuriyet Halk Partisi Burdur İl Başkanı Recep Mutlucan’a gönülden başarılar diliyorum..
Siyaset, doğası gereği farklılıkların ve yeni oluşumların yaşandığı bir alandır. Bu süreçler demokrasinin gereğidir. Ancak aynı siyasi gelenekten gelen insanların birbirine saygıyı koruması en önemli kazanımdır.
CHP’ye emek vermiş herkesin katkısını yok saymadan konuşmak, ortak siyasi kültürümüzün gereğidir.
CHP, kişilerden değil; köklü bir Cumhuriyet geleneğinden oluşur. Genel başkanlar gelir geçer, aslolan partidir.. Eleştiri mümkündür ve gereklidir; ancak bu eleştiriler ortak değerleri zedelemeden, kişisel haklara saldırmadan yapıcı bir zeminde kalmalıdır.
Siyaset tarihimiz, farklı siyasi partilerin zaman zaman aynı hedeflerde buluşabildiğini göstermiştir. Bugün ayrı yollarda olanların yarın yeniden aynı hedefte buluşması da mümkündür.
Bu nedenle önemli olan ayrışmayı derinleştirmek değil, ortak demokratik zemini güçlendirmektir.
Benim yaklaşımım nettir:
Siyaset; rekabetin olduğu ama saygının kaybolmadığı bir alan olmalıdır.
Farklı düşünsek de kimseyi dışlamadan, ötekileştirmeden yol yürümek mümkündür. CHP’de kalan da, farklı siyasi tercihler yapan da bu ülkenin demokratik hayatının parçasıdır.
CHP’de kalanlar, Atatürk’ün kurduğu bu köklü yapıya katkı sunmayı tercih edenlerdir.
CHP’de kalanlar, farklı görüşlere sahip yol arkadaşlarını dışlamadan birlikte siyaset yapabilenlerdir.
CHP’de kalanların ortak paydası kişiler değil; Cumhuriyet, demokrasi ve ülkenin geleceğidir.
Recep Mutlucan’a bir kez daha başarılar diliyorum.
Yolumuz Cumhuriyet, rehberimiz Atatürk, hedefimiz daha güçlü bir demokrasi ve ortak geleceğimizdir.
Farklılıklarımızı zenginlik olarak görerek daha yapıcı bir siyasi dilde buluşmak dileğiyle…