93 TL OLAN CEZA 2.500 OLDU
KAÇAK YAPIYA DEĞİL, GÖZ YUMANA DA CEZA
20 Haziran 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7584 sayılı Kanun, tarım arazilerinin korunması açısından son yılların en önemli düzenlemelerinden biri olarak dikkat çekiyor.
Ancak kanunun asıl önemi, sadece kaçak yapı yapanlara değil, bu yapılara göz yumanlara da yaptırım getirmesinde yatıyor.
Bugüne kadar Türkiye'nin birçok yerinde olduğu gibi Burdur’da da tarım arazileri üzerine yapılan kaçak yapıların çeşitli yöntemlerle meşrulaştırıldığına sıkça tanık olduk.
Tarım arazisine yapılan bir yapı önce yükseliyor, ardından bir şekilde su bağlanıyor, elektrik bağlanıyor, hatta bazı bölgelerde doğal gaz aboneliği bile alabiliyor.
Sonrasında ise ortaya fiili bir durum çıkıyor ve kamu kurumları çoğu zaman bu durumun arkasından yetişmeye çalışıyor.
Oysa devletin yayımladığı yeni düzenleme çok net bir irade ortaya koyuyor.
Artık tarım arazilerinde gerekli izinler alınmadan yapılan yapılara elektrik, su ve doğal gaz aboneliği verilmesi yasak.
Daha da önemlisi, buna rağmen abonelik verilmesi halinde yalnızca kaçak yapı sahibi değil; ilgili kurumlar, idareler ve sorumlular da yaptırımla karşı karşıya kalacak.
Kanun, belediyelerden il özel idarelerine, elektrik dağıtım şirketlerinden doğal gaz kuruluşlarına kadar tüm kurumlara açık bir sorumluluk yüklüyor.
Kurallara aykırı işlem yapılması halinde 100 bin lira idari para cezası uygulanacak.
Üstelik aykırılık devam ettiği sürece ceza yeniden gündeme gelebilecek.
Bir başka dikkat çekici düzenleme ise kaçak yapı cezalarındaki artış oldu.
Daha önce metrekare başına yaklaşık 93 lira olarak uygulanan ceza, 20 Haziran 2026 itibarıyla 2 bin 500 liraya yükseltildi.
Bu artış sembolik değil, doğrudan caydırıcılık amacı taşıyor.
Artık tarım arazisine yapılan kaçak bir yapının maliyeti sadece inşaat gideriyle sınırlı olmayacak.
Burada asıl sorulması gereken soru şudur:
Madem devlet bu kadar açık bir irade ortaya koyuyor, o halde kamu görevlileri ve kurumlar üzerinde abonelik verilmesi yönünde siyasi baskılar neden devam etsin?
Siyasetin görevi kamu kurumlarını mevzuata aykırı işlem yapmaya zorlamak değil, hukukun uygulanmasına destek olmaktır.
Bir tarafta Resmî Gazete’de yayımlanmış bir devlet politikası, diğer tarafta "aboneyi verin" baskısı varsa, bunun sürdürülebilir olması mümkün değildir.
Kamu çalışanları da artık eski dönemlerde olduğu gibi "talimat aldım" veya "baskı gördüm" gerekçelerinin kendilerini koruyacağını düşünmemelidir.
Yeni düzenleme ile birlikte sorumluluk daha açık hale gelmiş, yaptırımlar daha da ağırlaştırılmıştır.
Tarım arazileri bir ülkenin geleceğidir.
Bugün göz yumulan her kaçak yapı, yarın kaybedilen bir üretim alanı demektir. Burdur gibi ekonomisi büyük ölçüde tarım ve hayvancılığa dayanan bir ilde ise bu konu çok daha büyük önem taşımaktadır.
Devlet kararını vermiştir. Resmî Gazete’de yayımlanan düzenleme ortadadır.
Şimdi sıra, bu kuralların tavizsiz uygulanmasındadır.