ALİ ORKUN UN " OLURSA OLSUN" CEVABI SORGULANIYOR
Siyasi Gelecek Kaygısı ve "Olursa Olsun" Cevabı
Burdur Belediye Meclisi'nin Haziran ayı toplantısı yine gündem yoğunluğu ve siyasi tartışmalarla geçti. Ancak toplantının en dikkat çekici bölümü alınan kararlar değil, geleceğe dair duyulan kaygılar ve bu kaygılara verilen cevap oldu.
Gür Haber olarak uzun süredir kamuoyunun gündeminde tuttuğumuz Allah Diyen Park çevresindeki kontrolsüz motosiklet kullanımı ve vatandaş güvenliği konusu toplantıda gündeme gelirken, asıl dikkat çeken başlık yıllardır devam eden imar davasının siyasi sonuçları oldu.
Bilindiği üzere aralarında eski ve yeni belediye başkanları, belediye başkan yardımcıları, belediye meclis üyeleri ve imar müdürünün de bulunduğu 52 kişi, 13 Temmuz'da hakim karşısına çıkacak. Burdur siyasetinin son yıllardaki en önemli yargı süreçlerinden biri olarak görülen bu davanın sonuçları merakla bekleniyor.
Toplantıda AK Parti Belediye Meclis Üyesi ve Mimar Fatıma Küçükkaplan'ın, Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz'e yönelttiği "Bizim siyasi istikbalimiz ne olacak?" sorusu aslında yalnızca kendi adına değil, dava kapsamında adı geçen veya süreçten etkilenebilecek tüm meclis üyeleri adına sorulmuş bir soru niteliğindeydi.
ERCENGİZ: OLURSA OLSUN
Başkan Ercengiz'in bu soruya verdiği kısa ancak dikkat çekici cevap ise "Olursa olsun" oldu.
Bu cevap ilk bakışta kararlı bir duruş gibi görülebilir.
Ancak işin siyasi boyutuna bakıldığında farklı yorumlara da kapı aralıyor.
Çünkü dava sürecinde yalnızca bir siyasi partiye mensup isimler değil, farklı dönemlerde görev yapan ve farklı siyasi görüşlerden gelen meclis üyeleri de bulunuyor.
Burada sorulması gereken asıl soru şudur:
Birçok yargılanan ve kaygı duyan farklı partiler dahil meclis üyelerinin kaygılarına verilen cevap dava konusuna taraf olduğunu mu ortaya koyuyor?
Diğer taraftan Yedi yıldır devam eden aynı dosyada, mahkemelerin verdiği kararlar karşısında muhatap kim oldu? İmar Komisyonu mu, belediye yönetimi mi?
Mahkeme kararlarının satır aralarına bakıldığında, birçok noktada belediye yönetiminin uygulamalarının ve alınan kararların sorgulandığı görülüyor. Buna rağmen bugün ortaya çıkan tabloda sorumluluğun yalnızca komisyon kararlarına dayandırılması ne kadar doğru?
Mimar Fatıma Küçükkaplan'ın dile getirdiği siyasi gelecek kaygısı aslında dava kapsamında adı geçen tüm meclis üyelerinin ortak endişesi olarak okunmalıdır.
Çünkü verilecek kararların yalnızca hukuki değil, siyasi sonuçları da olacaktır.
Başkan Ercengiz'in "Olursa olsun" cevabı kendi siyasi yaklaşımını ortaya koyabilir.
Ancak farklı siyasi partilere mensup meclis üyeleri adına da aynı rahatlıkla konuşulması doğal olarak tartışmaları beraberinde getirmektedir.
Önümüzdeki süreçte mahkeme salonunda verilecek kararlar kadar, bu kararların Burdur siyasetinde oluşturacağı etkiler de konuşulacaktır.
13 Temmuz'a giderken görünen o ki Burdur'da yalnızca bir dava değil, birçok siyasi kariyer de sınav verecek.