Gerçeği Yazanın Etiketlendiği Şehirde Gazetecilik Mücadelesi
Bir gün muhalif, ertesi gün iktidar yanlısı ilan ediliyorsanız doğru yerdesiniz. Çünkü gazetecilik taraf tutmak değil, halkın haber alma hakkını savunmaktır.
Burdur’da Gazetecilik Yapmanın Bir Bedeli Var
Burdur’da gazetecilik yapmak;
sadece haber yazmak değil, her kesimi rahatsız etmeyi göze almak demektir.
Bir gün AKP’li bir belediyenin icraatını eleştirirsiniz,
“muhalif” ilan edilirsiniz.
Ertesi gün CHP’li bir ismin ya da uygulamanın peşine düşersiniz,
bu kez “iktidar yanlısı” olmakla suçlanırsınız.
Oysa gerçek çok nettir:
Gazetecilik partilere göre değil, kamu yararına göre yapılır.
Halkı kin ve nefrete sürüklemek iddiası ile ifadeye çağrıldım.
Tehditler aldım...
İki kez Valilik koruma verdi...
Bazı partililer içten içe " Oh Olsun" dediler..
GÜR HABER’de yer alan haberler bunun en açık örneğidir:
Çavdır Belediyesi’nin araç filosu yatırımı kamuoyuna duyuruldu, hizmetin nereye gittiği sorgulandı.
Burdur genelinde 522 iş yerine mevzuat ihtarı verildiği haberleştirildi; esnaf değil, ihmaller gündeme taşındı.
Şap hastalığı konusunda “konuşarak değil sorumluluk alarak çözüm” çağrısı yapıldı; üreticinin sesi duyuruldu.
İçme suyu tartışmasında “80 kilometre öteden su gelmez” çıkışıyla plansız projeler sorgulandı.
Okulda şeriat çağrışımı yapan söylemler haberleştirildi; çocukların ideolojik tartışmaların içine çekilmesine karşı duruldu.
112 acil hizmetlerinde alkollü görev iddiaları görmezden gelinmedi; kamu güvenliği adına sorular soruldu.
Bu haberlerin ortak noktası şudur:
Ne bir partinin, ne bir makamın, ne de bir kişinin tarafındadırlar.
Taraf oldukları tek şey vardır:
Halkın haber alma hakkı.
Ne yazık ki Burdur’da;
doğruyu yazan gazeteci her zaman hedef olur.
Eleştirilen kişiler değil,
rahatsız olanlar çıkar çevreleridir.
Ama şunu herkes bilmelidir:
Gazetecilik;
alkış almak için değil,
bedeli olsa da gerçeği yazmak için yapılır.
GÜR HABER, tam da bu yüzden
Halkın Cesur Sesi olmaya devam edecektir.

