Burdur Gölü'nde Bir Tahsis z Meselesi Değil, Bir Kent Meselesi
Burdur Gölü kıyısındaki İl Özel İdaresi'ne ait sosyal tesislerin Jandarma'ya devri meselesi, teknik bir tahsis kararının çok ötesine geçti. Konu artık Burdur'da "kamu alanı kime aittir?" sorusunun ete kemiğe bürünmüş halidir.
Gazetesi Hasan Güraksu’nun Halkın Sesi canlı yayınında
AK Parti Burdur Milletvekili Prof. Dr. Adem Korkmaz’ın çıkışı bu nedenle önemlidir. Çünkü Korkmaz, meseleyi ne güvenlik eksenine sıkıştırdı ne de kurumsal ihtiyaçlar üzerinden yürüttü. Tam tersine, siyaset üstü bir yerden konuştu:
“Jandarmanın ihtiyacını devlet karşılar. Halkın faydalandığı alan kuruma devredilmez.”
Bu cümle, tartışmanın kırılma noktasıdır.
“Oldu Bitti” İddiası ve Fitilin Ateşlenmesi
Asıl dikkat çekici olan, karar sürecinin “oldu bitti”ye getirilmek istendiği iddiasıdır. Korkmaz’ın “bana sorulmadı, siyaset gündemine getirilmedi” vurgusu, İl Genel Meclisi’ndeki sürecin ne kadar dar bir çerçevede yürütüldüğünü gözler önüne seriyor.
Bu çıkışla birlikte fitil ateşlendi.
Konu bir anda:
Halkın,
Siyasi partilerin,
İl Genel Meclisi kulislerinin ana gündemi haline geldi.
Ve görünen tablo şu:
Bu kez siyaset halkın gerisinde kalmış durumda.
Meclis Aritmetiği: Sürpriz İttifak
Kulislerde konuşulanlar dikkat çekici:
MHP’nin 5 İl Genel Meclisi üyesi Jandarma tesisine karşı.
CHP cephesinde de “hayır” eğilimi ağır basıyor.
CHP İl Başkanı Barış Ayten tartışılan tesis konusunu halka sordu, araştırdı ve 8 İl Genel Meclis üyesine ortak akıl çağrısı yaptığı öne sürüldü. Çıkacak kararın Tesisin sivil halka yönelik olmasını, Ĵandarma tesisine karşı olduğu öğrenildi
Halkın beklentisi net: “Tesis tamamen halka açık kalsın.”
Bu tablo, klasik parti reflekslerinin dışında bir “Burdur refleksi” oluştuğunu gösteriyor.
AK Parti cephesinde ise çelişkili bir görüntü var.
Milletvekili açıkça karşı çıkarken, AK Parti İl Başkanı Mustafa Özboyacı’nın jandarma tercihini savunması, parti içinde de farklı bakışların olduğunu ortaya koyuyor.
AKP' li İl genel meclis üyelerinin bir kısmı da jsndarma tesisine karşı tavır aldığı biliniyor
Ancak siyasette belirleyici olan çoğu zaman teşkilat açıklamaları değil, toplumsal rızadır.
Ve bu dosyada toplumsal rıza, tahsise karşı.
Bu Bir Jandarma Karşıtlığı Değil
Altı özellikle çizilmesi gereken nokta şu: Bu tartışma Jandarma karşıtlığı değildir. Kimse Jandarma’nın ihtiyacı olmasın demiyor. Aksine, bu ihtiyaç devletin bütçesiyle, uygun bir alanda karşılanabilir.
Ama Burdur Gölü kıyısı…
Sosyal,
Turistik,
Kamusal bir alan olarak kentin nefes borusudur.
Bu alanı güvenlik gerekçesiyle kapalı bir yapıya dönüştürmek, Burdur’un göl hayalleriyle çelişir.
Asıl Tartışma:
Burdur zaten sosyal alan fakiri. Şimdi bir de halkın elindeki sayılı alanlardan biri kapatılmak istenirse, bu karar yıllarca konuşulur.
İl Genel Meclisi üyeleri için bu dosya artık sadece bir tahsis oylaması değil; tarihe nasıl geçeceklerinin kararıdır.
Son Söz
Bu süreç şunu gösterdi:
Halk bu kez sessiz değil.
Muhalefet bu kez net.
İktidar içinde bile farklı sesler var.
Ve görünen o ki, Burdur Gölü kıyısındaki bu tesis meselesi, “kuruma mı, halka mı?” sorusunun somut cevabını verecek bir sınav olacak.
Gözler şimdi İl Genel Meclisi’nde.
Ama kulaklar halkta.

