112'de Rezalet
112'de "Sessizlik Gerçeği Örter mi?"
İddialar Büyüyor, Sessizlik Derinleşiyor
Burdur 112 Ambulans olayı artık sıradan bir disiplin tartışması olmaktan çıkmıştır.
Bugün gelinen noktada konuşulanlar; kamu gücünün nasıl kullanıldığı, kamera kayıtlarının güvenliği, bürokratik ilişkiler ağı ve basının bilgiye erişimi gibi çok daha ciddi başlıklara işaret etmektedir.
Son olarak bir vatandaş tarafından tarafıma gönderilen mesaj, iddiaların ciddiyetini bir üst boyuta taşımaktadır.
Vatandaş mesajında özetle şunu söylüyor:
“İl Sağlık’ta kamera kayıtları silinmiş. Valiliğe sunulacak görüntülerde Uğur Üstün’ün arabaya bindiği anlar kesinlikle olmayacak. Selda ve Uğur Üstün herkesi elinde oynatıyor. Bu kesin bilgi. Görüntüler Vali Hanım’a bu şekilde gidecek.”
Bu mesaj elbette tek başına bir delil değildir, ancak zaten tartışılan bir dosyaya yeni ve ağır bir şüphe katmanı eklemektedir. Çünkü bu olayda en kritik başlıklardan biri kamera kayıtlarıdır. Eğer gerçekten kayıtlar üzerinde oynama yapıldıysa, bu artık idari bir kusur değil, çok daha farklı bir hukuki alanın konusudur.
Yeni İddialar Ne Diyor?
Kulislerde ve sağlık çevrelerinde konuşulan iddialar özetle şöyle:
Sağlık Müdür Yardımcısı Uğur Üstün’ün, ambulans sürücüsünü kendi aracıyla İl Sağlık Müdürlüğü’nden alarak Devlet Hastanesi’ne götürdüğü,
Bu süreçte iki ayrı biyokimya uzmanını arayarak “alkol promili kaç saatte sıfırlanır” sorusunu sorduğu,
Açık alandaki kamera görüntülerinde Uğur Üstün ve ambulans sürücüsünün birlikte görüldüğü,
Trafik ekiplerinin 0.47 promil ölçümünden sonra ayrılmasının ardından, saatler sonra acilde yapılan ölçümde promilin sıfır çıkmasının “tesadüf olmadığı”,
İl Sağlık Müdürlüğü kamera kayıtlarında, Uğur Üstün’ün ambulans sürücüsüyle birlikte olduğu bölümlerin silindiği iddiası.
Bunların her biri iddiadır. Ancak hepsi aynı noktaya işaret etmektedir:
Bir koruma refleksi var mı, yok mu?
Siyaset Devrede mi?
Bir başka dikkat çekici iddia ise, eski bir AK Partili milletvekilinin, ambulans sürücüsü için İl Sağlık Müdürü nezdinde devreye girdiği yönünde.
Eğer bu iddia da doğruysa, dosya yalnızca bürokratik değil, siyasi temaslar açısından da incelenmelidir.
Basın Kapıları Neden Kapalı?
Bu noktada kişisel bir gazeteci notu düşmek zorundayım.
Konuyla ilgili Vali Sayın Tülay Bilgihan Baydar’a ulaşmaya çalıştım. Doğrudan görüşerek iddiaları aktarmak, varsa yanlışları düzeltmek, kamuoyuna somut ve tarafsız bilgi sunmak istedim. Görüşme gerçekleşmedi. Sonrasında iddiaları Valilik Basın Müdürü’ne yazılı ve sözlü olarak ilettim.
Şunun altını özellikle çiziyorum:
Bu tavır, Vali Hanım’ın olaya ilgisiz kaldığı anlamına gelmez. Ancak basınla diyalog kurulmadan yürütülen her süreç, şüpheyi azaltmaz, artırır.
Evet, Burdur iyi görünsün istenir.
Evet, Google’da kötü anılmasın istenir.
Ama gerçeklerden kaçamayız.
Telefonlar Neden Suskun?
İl Sağlık Müdürü Dr. Murat Erk de aramalara dönüş yapmamaktadır. Oysa iddiaların muhatapları konuşmadıkça, iddialar yazılmaya devam eder.
Bu bir tercih meselesi değil, gazeteciliğin doğasıdır.
Sağlık çevrelerinde ayrıca; Uğur Üstün ile İl Sağlık Müdürü Dr. Murat Erk’in her gün Bucak–Burdur arasında birlikte gidip geldikleri, ulaşımın çoğu zaman Uğur Üstün’ün aracıyla sağlandığı ve iki idarecinin “kanka” düzeyinde yakın olduğu da iddia edilmektedir.
Son Söz
Ben bu yazıyı yazmayı tercih etmezdim.
Ama cevap verilmeyen sorular, kapalı kalan kapılar ve art arda gelen iddialar, yazmayı zorunlu kılıyor.
Bu nedenle bu dosyayı “iddialar” üzerinden yazıyorum.
Çünkü iddiaları susturmanın yolu sessizlik değil, şeffaflıktır.
Ve son, en net soru şudur:
Eğer bir ambulans sürücüsü sürekli korunuyorsa, onu koruyanlar neden hâlâ sorgulanmıyor?

