RADAR TUZAĞI MI DEVLET REFLEKSİ Mİ?
CHP' Lİ VEKİL AKBULUT TBMM DEN SESLENDİ
Meclis Kürsüsünden Burdur Haykırışı:
Radar Tuzağı mı, Devletçi Refleks mi?
TBMM Genel Kurulu’nda söz alan CHP Burdur Milletvekili İzzet Akbulut, son dönemde sürücülerin kabusu haline gelen bir konuyu, "Burdurlu hemşerilerimizin" yaşadığı somut bir mağduriyet üzerinden gündeme taşıdı. Akbulut’un kürsüdeki isyanı, aslında Türkiye’nin dört bir yanındaki sürücülerin uzun zamandır kulaktan kulağa fısıldadığı, ancak yüksek sesle dile getiremediği bir gerçeği tokat gibi yüzümüze çarptı: "Ceza odaklı trafik denetimi."
Milletvekili Akbulut’un aktardığı manzara trajikomik.
Yola bir radar uyarı levhası konuluyor, sürücü kurallara uyduğunu düşünerek ilerliyor.
İlk kontrol noktasında cezayı yiyen vatandaş, henüz şoku atlatamadan, sadece 400-500 metre sonra ikinci bir radar ekibiyle daha karşılaşıyor! Aynı güzergahta, yarım kilometre arayla üst üste kesilen cezalar...
Bunun adı trafiği düzenlemek, can güvenliğini sağlamak olamaz. Bunun adı, vatandaşı adeta bir "gelir kapısı" olarak gören, pusuya yatmış bir denetim anlayışıdır.
"İnsanı Yaşat ki Devlet Yaşasın"
Akbulut konuşmasında çok ince ve stratejik bir çizgi çekiyor. "Biz de devletçi bir partiyiz, devletimizin güçlü olmasını isteriz" diyerek peşinen niyetini beyan ediyor ancak hemen ardından Şeyh Edebali’nin o kadim nasihatini hatırlatıyor: "İnsanı yaşat ki devlet yaşasın."
Bugün ekonomik krizin, enflasyonun ve geçim derdinin altında ezilen vatandaşa, bir de ardı ardına kesilen bu astronomik trafik cezalarıyla yüklenmek, devletin şefkatli kolları yerine cezalandırıcı yüzünü göstermek demektir. Akbulut’un da belirttiği gibi, artık insanlar bu cezaları ödeyemez hale geldi. Biriken borçlar yüzünden vatandaşın malına, mülküne, geleceğine ipotek konuluyor.
Çözüm: Ceza Değil, Caydırıcılık
Trafik denetimlerinin asıl amacı bütçeye kaynak yaratmak değil, hızı düşürerek kazaları önlemek, yani hayat kurtarmaktır. Eğer amaç buysa, radarın olduğu yer gizlenmez; aksine gözün görebileceği her yere tabelalar dikilir ki sürücü hızını düşürsün. Sürücüyü hataya zorlayıp, hata yaptığı anda arkasından ceza makbuzunu göndermek caydırıcılık değil, cezalandırıcılıktır.
Burdur Milletvekili İzzet Akbulut, meclis kürsüsünden sadece seçim bölgesinin değil, direksiyon başındaki milyonların sesi olmuştur. Bu haklı feryada kulak verilmeli; trafiği bir ceza matbaasına dönüştüren bu "arka arkaya radar" uygulamalarına derhal son verilmelidir. Çünkü devlet, vatandaşına tuzak kurmaz; onu korur ve yaşatır.

