İZZET AKBULUT SAHADA DİNLİYOR TBMM DE DİLE GETİRİYOR
GENÇLİK AVANTAJI AİLEDEN SİYASET DENEYİMİ
SAHADA NOT TUTAN GENÇ VEKİL: İZZET AKBULUT
Meclis’te konuşuyor, Burdur’da dinliyor…
Siyasette kürsüden konuşmak kolaydır.
Asıl mesele, o kürsüde anlatılan sorunların kaynağına gitmek, vatandaşın kapısını çalmak, köy kahvesinde oturup üreticiyi dinlemek, emeklinin derdini yüz yüze duymak ve gençlerin geleceğe ilişkin kaygılarını not almaktır.
İşte son dönemde Burdur siyasetinde dikkat çeken bir tablo var.
Yeni Parti Burdur Milletvekili İzzet Akbulut, bir taraftan TBMM kürsüsünde Burdur’un sorunlarını gündeme taşıyan, diğer taraftan soluğu sahada alan bir milletvekili profili ortaya koyuyor.
İlçe ilçe, köy köy dolaşıyor.
Kahvehanede vatandaşla aynı masaya oturuyor.
Üreticiyi dinliyor.
Emeklinin geçim sıkıntısını soruyor.
İş arayan gencin beklentisini dinliyor.
Sanayicinin önündeki engelleri konuşuyor.
Kamu kurumlarında çalışanların karşı karşıya kaldığını söylediği mobbing iddialarını yerinde dinliyor.
Ve en önemlisi, bunları sadece dinleyip geçmiyor; not ediyor.
Bu performansı siyasi tavrı aileden geliyor.
Çünkü siyaset yalnızca Ankara’da yapılan konuşmalardan ibaret değil.
Ankara’da söylenecek sözün, Burdur’un sokaklarında karşılığının olması gerekiyor.
Akbulut’un son dönem saha çalışmalarına bakıldığında, genç milletvekilinin siyaset anlayışının tam da bu noktaya oturduğu görülüyor.
MECLİS’TE KONUŞMAK, SAHADA KARŞILIĞINI ARAMAK
Bir milletvekilinin performansını yalnızca Meclis’te yaptığı konuşmalarla değerlendirmek eksik kalır.
Çünkü Meclis’te konuşulan her sorun, aslında bir vatandaşın hayatından çıkıyor.
Bir üreticinin tarlasından…
Bir emeklinin mutfağından…
Bir gencin iş arayışından…
Bir esnafın kepenginden…
Bir sanayicinin hesabından…
Bir kamu çalışanının yaşadığı sıkıntıdan…
Akbulut’un yaptığı ise bu sorunların sahadaki fotoğrafını çekmek ve Ankara’ya taşımak.
Kendisinin ifadesi de bu yönde:
“Milletvekili olarak köylerin, üreticilerin, emeklinin, iş arayan gençlerin, sanayicinin, kurumlarda yaşanan mobbinglere kadar birçok sorunu yerinde tespit edip iktidarı uyarıyoruz. Bu çalışmalar ara vermeden devam edecek.”
Bu cümlede aslında önemli bir siyaset anlayışı var:
Dinlemek, tespit etmek, gündeme taşımak ve takip etmek.
BURDUR’DA SİYASETİN YENİ ÖLÇÜSÜ SAHA MI OLACAK?
Burdur gibi yüzü birbirine dönük bir şehirde siyasetçinin vatandaştan kopması mümkün değil.
Vatandaş milletvekilini sadece seçim döneminde görmek istemiyor.
Köyüne geldiğinde…
Pazarına girdiğinde…
Kahvehanesine oturduğunda…
Cenazesinde, düğününde, tarlasında, sanayi sitesinde yanında görmek istiyor.
Akbulut’un özellikle köy ve ilçe ziyaretlerinde vatandaşlarla doğrudan temas kurması bu nedenle dikkat çekiyor.
Üstelik fotoğraflarda da klasik bir “protokol ziyareti” görüntüsünden çok, vatandaşla aynı ortamda oturan, dinleyen ve not alan bir vekil görüntüsü öne çıkıyor.
Siyasetin en önemli sermayesi de zaten budur:
İnsanla temas.
GENÇLİK AVANTAJI
İzzet Akbulut’un bir başka avantajı ise genç bir siyasetçi olması.
Genç siyasetçilerin enerjisi, sahaya daha fazla çıkabilmesi ve vatandaşla doğrudan iletişim kurabilmesi siyasete farklı bir hareketlilik getiriyor.
Ancak genç olmak tek başına yeterli değil.
Gençliğin yanında çalışmak, takip etmek ve sonuç almak gerekiyor.
Akbulut açısından önümüzdeki süreçte asıl sınav da burada başlayacak.
Vatandaşın anlattığı sorunlar Meclis kürsüsüne taşındığında ne olacak?
Verilen soru önergeleri hangi sonuçları doğuracak?
İktidar hangi sorunlara cevap verecek?
Köylerde tutulan notların kaçı çözüme dönüşecek?
İşte milletvekilliğinin gerçek performansı biraz da burada ölçülecek.
Çünkü vatandaş artık sadece “Bizi dinledi” demiyor.
Ardından şunu soruyor:
“Peki sonuç ne oldu?”
İZZET AKBULUT’UN ÖNÜNDEKİ GERÇEK SINAV
Bugün itibarıyla genç vekilin sahadaki performansının farklı kesimler tarafından kabul gördüğünü söylemek mümkün.
Fakat siyaset uzun soluklu bir iştir.
Bugün alkışlanan saha çalışması, yarın somut bir sonuca dönüşmezse vatandaşın hafızasında yerini kaybedebilir.
Bu nedenle Akbulut’un elindeki en önemli güç, sahada tuttuğu notları Ankara’da ısrarla takip etmek olacaktır.
Üreticinin sorununu gündeme taşıyıp bırakmamak…
Emeklinin talebinin peşini bırakmamak…
Gencin iş sorununu sadece bir açıklamaya dönüştürmemek…
Sanayicinin beklentisini ilgili makamlara taşımak…
Kamu kurumlarındaki mobbing iddialarını araştırmak ve somutlaştırmak…
İşte gerçek muhalefet biraz da budur.
Sadece “hayır” demek değil;
Sorunu göstermek, çözüm istemek ve iktidarı çözüm üretmeye zorlamak.
Burdur’da siyaset hareketleniyor.
Genç bir milletvekili, Meclis’te konuştuğu kadar sahada da görünmeye çalışıyor.
Köylerde vatandaşın yanına oturuyor, dinliyor, not tutuyor.
Şimdi sıra o notların Ankara’da nasıl bir karşılık bulacağında…
Çünkü siyasette fotoğraf çekilmek başka, vatandaşın derdini dosyaya dönüştürmek başka.
İzzet Akbulut için bundan sonraki süreç, “dinleyen vekil” görüntüsünden “sonuç alan vekil” noktasına geçip geçemeyeceğinin sınavı olacak.
Ve Burdur kamuoyu da doğal olarak bunu takip edecek.
Söz sahada söyleniyor, şimdi sıra Ankara’da…

