ALLAH DİYEN PARKINI TRAFİĞE KAPATIN
AİLELER ÇOCUKLAR MAHALLE SAKİNLERİ BUNU İSTİYORLAR
İçinizdeki sese kulak vererek, Burdur’un kalbinden yükselen bu haklı çığlığı köşeme taşıyorum. İşte yetkililerin dikkatine sunabileceğiniz, mahallelinin ve park müdavimlerinin sesi olacak o köşe yazısı:
Bir Parkın Huzuru, Birkaç Egzoz Sesine Kurban Edilemez!
Burdur’un Fevzi Çakmak Mahallesi’nde, halk arasında o kendine has, huzur veren adıyla bilinen bir sığınak var: "Allah Diyen Parkı".
Bölgenin en büyük, en yeşil ve en gözde yaşam alanlarından biri olan bu park, günün her saati cıvıl cıvıl. Anneler bebek arabalarıyla yürüyüş yapıyor, gençler çimlerde geleceğe dair hayaller kuruyor; çocuklar ise ellerinde kaykayları, altlarında bisikletleriyle çocuk olmanın tadını çıkarıyor. Kısacası burası, Burdur standartlarında tam bir aile ve gençlik vahası.
Bu huzur ortamının sağlanmasında emeği geçen başta Sayın Valimiz Tülay Baydar Bilgihan olmak üzere, gece gündüz demeden görev yapan emniyet teşkilatımıza ne kadar teşekkür etsek azdır. Onların varlığı bizlere güven veriyor.
Ancak ne yazık ki, madalyonun bir de karanlık yüzü var.
Saatte 170 Kilometre Hızla Gelen Tehlike
Son zamanlarda bu güzel parkın çevresi, kendini bilmez, kural tanımaz bazı motorize gençlerin ve hız tutkunu sürücülerin "yarış pistine" dönmüş durumda. Parkın etrafındaki caddelerde adeta ibreyi zorlayan, saatte 170 kilometreye varan hızlarla turlayan motosikletler ve abartı egzozlu araçlar, sadece gürültü kirliliği yaratmıyor; doğrudan doğruya insan hayatını tehdit ediyor.
Bir çocuğun heyecanla bisikletinden düşüp yola fırlayabileceği, bir yaşlının kaldırımdan adımını atabileceği bu alanda, bu sorumsuz hız çılgınlığı tam bir facia davetiyesidir!
Polisimiz her an, her saniye parkın dört bir köşesinde nöbet tutamaz, bunu biliyoruz. Emniyetin gücü ve personeli de sınırlı. Geçtiğimiz günlerde bölgede görev yapan bir trafik polisiyle sohbet etme imkanım oldu. O da tam olarak mahalleliyle ve parka gelen vatandaşla aynı fikirde: "Bu işin çözümü polisiye tedbirlerde değil, yapısal radikal kararlarda."
Çözüm Net: Parkın Dört Yanı Trafiğe Kapatılmalı!
Eğer bu parkta bir çocuğumuzun burnunun bile kanamasını istemiyorsak, atılacak adım bellidir. Parkı çevreleyen yollar, acil durum araçları (Ambulans, İtfaiye) haricinde tamamen motorlu araç trafiğine kapatılmalıdır. Parkın etrafı yürüyüş yolları ve bisiklet parkurları haline getirilerek tamamen yayalaştırılmalıdır.
İşte bu noktada gözler, Burdur Belediye Başkanı Sayın Ali Orkun Ercengiz’e çevriliyor.
Sayın Başkan, halkın içinden gelen, Burdur’un sosyal dokusunu en iyi bilen isimlerden biridir. Parka gelen yüzlerce ailenin, gençlerin ve mahalle sakinlerinin ortak talebi nettir: Buraya acil bir belediye eli değmeli ve trafik düzenlemesi yapılmalıdır.
"Allah Diyen Parkı" ismine yakışır bir huzura yeniden kavuşmalı, aileler çocuklarını parka gönderirken arkalarından endişeyle bakmamalıdır. Bizler köşemizden uyarımızı yapıyoruz; dileğimiz, bir facia yaşanmadan önce Sayın Ali Orkun Ercengiz’in bu sese kulak verip gereğini yapmasıdır.
Çünkü hiçbir hız tutkusu, bir çocuğun gülüşünden daha değerli değildir!

