18 Haziran 2026 Perşembe

  • TL
  • TL
  • TL
SON DAKİKA

112 SKANDAL HABERİNE SAVCILIKTAN " BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ" KARARI

112 SKANDAL HABERİNE SAVCILIKTAN

ADALETİN " BASIN HÜRDÜR" TOKADI

18 Haziran 2026 Perşembe 13:16 GÜNCEL

​ADALETİN "BASIN HÜRDÜR" TOKADI VE BİR GÜVENLİK SKANDALININ PERDE ARKASI

​Bazen bir mahkeme ya da savcılık kararı, sadece bir dosyanın kapanması anlamına gelmez.

 Satır aralarında öyle cümleler barındırır ki, gücü elinde tuttuğunu sananlara, bürokrasiye ve adalet terazisini kendi lehine bükmeye çalışanlara adeta bir ders niteliğindedir.

​Geçtiğimiz günlerde Burdur Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan çıkan bir "Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar" tam da böyle bir nitelik taşıyor.

​Hatırlarsınız, kamuoyunda "112'de Alkollü Sürücü Skandalı" olarak yankı bulan, Burdur'da hepimizin canını emanet ettiği ambulansların direksiyonunda görevli bir personelin alkollü olduğu iddialarını...

 Olay yerinde yapılan ilk ölçümde 0.47 promil alkol tespit edildiği, ancak ardından gidilen hastanedeki kan testinde bu oranın "0" çıktığı gerekçesiyle ilk ölçümün boşa düşürülmeye çalışıldığı o çelişkiler yumağını...

 Bizler gazeteci olarak, toplum sağlığını doğrudan ilgilendiren bu skandalı, idari işleyişi ve ardındaki usulsüzlük iddialarını tüm şeffaflığıyla sayfalarımıza taşıdık.

​Peki sonra ne oldu?

​Skandalın ve iddiaların üzerini örtmek, sistemin açıklarını kapatmak isteyen o bildik bürokratik refleks devreye girdi.

 Hakikatleri halka ulaştıran gazeteciyi susturmak, basını köşeye sıkıştırmak için "Kişisel verileri yayma" ve "Hakaret" gibi iddialarla adliyenin yolu tutuldu. 

Amaç belliydi: Yazmayın, kurcalamayın, görmezden gelin!

​Oysa bu olay sadece iki sağlık personelinin kendi arasındaki bir tartışma ya da sıradan bir trafik kontrolü değildi. 

Perdenin arkasında koskoca bir kentin siyasetini ve bürokrasisini yerinden oynatan bir hareketlilik vardı. 

Hatırlayın; olay günü İl Sağlık Müdür Yardımcısı'nın apar topar devreye girerek ambulans şoförüyle birlikte kan testi için hastaneye gitmesi, idari soruşturmaların açılması ve konunun Burdur Milletvekili Mustafa Oğuz ile dönemin İl Emniyet Müdürü Ahmet Kurt’un önüne kadar gitmesi, meselenin ne denli derin bir iddia ve kriz dalgası barındırdığının kanıtıydı.

​Nitekim bu vahameti sadece biz değil, kentin siyasi aktörleri de yüksek sesle dile getirmişti. 

MHP İL BAŞKANININ SERT ÇIKIŞI

MHP Burdur İl Başkanı Mustafa Gün, o dönem yaptığı zehir zemberek açıklamada adeta kamuoyunun hislerine tercüman olmuş ve şu can alıcı soruları sormuştu:

​"Haber kaynağındaki ve toplumda yer alan iddialarda emniyetten ve siyasetten üst düzey kişilerle ilgili isimlerin geçtiği belirtilmektedir.

 Bu siyasetçiler kim?

 Niçin bu konu kapatılmak istendi? Devlet ciddiyeti, üniforma, makam ve siyasi kimlikten üstündür."

​İşte siyasetin "Bu konuyu kim kapatmak istedi?" diye hesap sorduğu, ilk ölçüm ile hastane raporu arasındaki o şüpheli çelişkilerin panikle gizlenmeye çalışıldığı o kritik kavşakta, gazetecilik görevini yaparak o sis perdesini araladık. 

Biz bu ilişkiler ağını, bu iddiaları ve bürokratik hareketliliği yazmayacaktık da neyi yazacaktık? 

Kamu görevlilerinin halka karşı şeffaf olması, basının da bunu denetlemesi demokrasinin gereği değil midir?

​Cumhuriyet Başsavcılığı, hazırladığı takipsizlik kararıyla hem bu karanlık ablukayı dağıttı hem de adeta anayasal bir ders verdi. 

Ne dedi adalet mekanizması? "Basın hürdür, sansür edilemez.

" Kararda öyle bir vurgu var ki, gazetecilik mesleğinin onurunu koruyan cinsten: "Hukuk düzeninin çatışan iki değeri karşı karşıya getirdiği durumlarda, kamu yararı şahsiyet haklarından üstün tutulmalıdır." Yani yargı, "Söz konusu olan toplumun can güvenliğine dair ciddi iddialarsa, arkasında kim olursa olsun hiçbir siyasi ve bürokratik konfor alanı, halkın haber alma hakkından değerli değildir" dedi.

​Bu takipsizlik kararı, sadece şahsım adına bir hukuki kazanım değildir. Bu karar; baskıyla, dava tehditleriyle, siyasi nüfuz gücüyle susturulmak istenen tüm yerel basın için bir kalkandır.

​Ortada duran iddiaların, o çelişkili raporların ve bürokrasinin arkasında nelerin döndüğünü kamuoyuna aktarmaya, kesin hükümler vermeden ama sorulması gereken tüm soruları sorarak korkmadan devam edeceğiz.

 Çünkü arkamızda Anayasa’nın gücü, yanımızda halkın haber alma hakkı var.

​Bir kez daha görüldü ki; hakikat, örtülmek istenen her perdeden daha parlaktır.

YORUM EKLE

Güvenlik Kodu

DİĞER HABERLER

ÇOK OKUNANLAR

SONRAKİ HABER

BAHÇEŞEHİR KOLEJİ'NİN ANTALYA'DA ANAOKULU AÇILIŞI

BAHÇEŞEHİR KOLEJİ'NİN ANTALYA'DA ANAOKULU AÇILIŞI