06 Mayıs 2026 Çarşamba

SON DAKİKA

BURDUR'U ISPARTAYA BAĞLAYACAKMIŞ HADİ ORDAN

BURDUR'U ISPARTAYA BAĞLAYACAKMIŞ HADİ ORDAN

İKTİDAR MUHALEFET TEK SES: SEN ÖLÜMLERİ DURDUR POLEMİK YARATMA

05 Mayıs 2026 Salı 17:16 GÜNCEL

DEREBOĞAZI: SİYASETİN DEĞİL, CANIN DERDİNE DÜŞMEK

​Burdur siyaseti son günlerde yine o meşhur ve bir o kadar da "yorgun" gündemine geri döndü: Dereboğazı Yolu.

​Aslında mesele sadece asfalt, beton ya da duble yol meselesi değil. Mesele, yıllardır her seçim döneminde vaatlere konu olan, ancak her geçen gün can almaya devam eden bir güzergâhın, bugün bir "sınır ve aidiyet" tartışmasına meze edilmesi.

​Geçtiğimiz günlerde CHP Burdur Milletvekili İzzet Akbulut, tabiri caizse masaya yumruğunu vurdu. "Burdur’u Isparta’ya bağlayacaklarmış" iddiaları üzerinden yükselen o sert çıkışı, aslında bir kentin birikmiş cinnetidir: "Hadi oradan! Sen önce o ölümlü yolu düzelt!"

​Akbulut’un bu çıkışı, halkın damarındaki o hassas noktaya dokundu. Çünkü Burdur halkı için "bağlanma" korkusu sadece idari bir değişim değil, bir kimlik meselesidir. Ancak Akbulut burada asıl hedefi çok net gösterdi: Sınırlarla uğraşacağınıza, her virajında bir annenin, bir babanın yüreğinin yandığı o yolu bitirin.

​Bu sert dalgaya, AK Parti kanadından Milletvekili Mustafa Oğuz’dan yanıt gecikmedi. Oğuz’un üslubu daha "devlet adamı" tonundaydı. "Dil sürçmesi varsayıyoruz" diyerek polemiği sönümlendirmeye çalışırken, meselenin özünü "can güvenliği" zeminine çekti. Oğuz’un, "Derdimiz sınır tartışması değil, milletin canını korumak" sözleri, aslında iktidar ve muhalefetin bu konuda —en azından sözde— nasıl aynı noktada buluştuğunun kanıtı gibiydi.

Şimdi sormak lazım:

Eğer her iki taraf da bu yolun "yürek sızlattığını" ve "can aldığını" kabul ediyorsa, neden hala her kaza sonrası aynı cümleleri kuruyoruz?

​Burdur halkı, "Burdur şuraya bağlanacak, buraya bağlanmayacak" gibi masa başı harita oyunlarından sıkıldı. Bu şehrin insanı, çocuğunu Isparta’ya üniversiteye gönderirken ya da Antalya’ya ticaret için giderken o yolda "Acaba?" demek istemiyor.

​Mustafa Oğuz’un "enerjimizi polemiğe değil, hizmete ayırıyoruz" sözü değerlidir. Ancak bu değer, o yoldaki iş makinelerinin sesiyle ölçülür. İzzet Akbulut’un "yapamazsanız biz yapacağız" iddialı çıkışı da siyasetin doğal bir rekabetidir. Fakat sonuçta kazananın siyasetçiler değil, o yolu kullanan vatandaş olması gerekir.

Netice itibarıyla;

Dereboğazı Yolu, Burdur siyasetçileri için bir samimiyet testidir. İktidarıyla muhalefetiyle bugün aynı "acı" üzerinden cümle kuruyorlarsa, yarın aynı "çözüm" dosyasının altında birleşmek zorundalar.

​Sınırlar masa başında değil, halkın güvenliği ve huzuruyla korunur. Burdur, Isparta’ya ya da bir başka yere bağlanmaz; Burdur ancak hizmetle, yatırımlarla ve güvenli yollarla Ankara’ya, yani merkeze daha güçlü bağlanır.

​Polemiği bırakın, yolu yapın. Çünkü o yolda dökülen her damla kanın rengi aynı; ne partisi var ne de siyaseti...

YORUM EKLE

Güvenlik Kodu

DİĞER HABERLER

ÇOK OKUNANLAR